← Tüm yazılar

BLOG · 73/209

Dert Üstü Murat Üstüyüz!

· 3 dk okuma

“Eyjafjallajökull”

Hatırladınız değil mi? Rahat olun ben hala söyleyemiyorum. O zaman vazgeçmiş ve “Eyvallah Yanardağı” diyerek konuyu kapatmıştım; yazının geri kalanında adını anmak durumunda kalırsam yine böyle demeye devam edeceğim.

Volkanik faaliyetlerin bir sonucu olarak oluşan İzlanda’daki 140 volkandan biri olan Eyvallah, 190 yıl sessiz kaldıktan sonra 2010 yılının Mart ayında yeniden faaliyete geçtiğinde Avrupa Sivil Havacılık sistemine 11 Eylül'den bile daha büyük darbe vurmuştu. Altı gün boyunca Avrupa hava sahasının neredeyse kapanmasına yol açmakla kalmadığı gibi 10 milyon insanı etkileyen patlama yüzlerce uçuşun iptaline ve yaklaşık 1,7 milyar dolar zarara neden olmuştu. O bir hafta boyunca İzlanda ve Eyvallah gündemin tepesinden hiç inmedi. O zamandan sonra İzlanda’yı futbolla, tarihinde ilk kez katıldığı 2016 yılındaki Avrupa Şampiyonası’nda İngiltere’yi 2-1 yenerek tarih yazdığında konuştuğumuzu hatırlıyorum.

İzlanda bu sefer ananas ile manşetlerde. Evet, yanlış duymadınız tropikal bir meyve olan ananas ile buz ülkesi yan yana geldi. Konu da şu:

İzlanda Başbakanı Guðni Th. Jóhannesson (bir başka zor isim daha), bir liseye yaptığı ziyaret sırasında gerçekleşen konferansta, öğrencilerden birinin sorduğu soruya verdiği cevapta pizzaya ananas koyulmasını sevmediğini ve imkânı olsa bunu yasaklayacağını söyler.

Sonrasını söylememe gerek yok, konu alıp yürüyor tahmin edeceğiniz üzere.


Haberi ilk okuduğumda “dert üstü murat üstü” olmak bu olsa gerek diye düşündüm ne yalan söyleyeyim.

Sadece şu son bir senede yaşadıklarımıza bakarak bile, memleket olarak arkamızda ayı bağırırken dünyanın başka yerinde böyle dertlerin olmasını insan biraz yadırgıyor.

Meğer biz de öyleymişiz!

TÜİK’in yayınladığı “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” 2016 sonuçlarına göre mutluluktan delirmek üzereyiz.

Mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2015 yılında yüzde 56,6 iken 2016 yılında yüzde 61,3 olmuş. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise yüzde 11,4’ten yüzde 10,4’e düşerken kadınlarda mutluluk oranı, 2015 yılında yüzde 60,2 iken 2016 yılında yüzde 64,5’e, erkeklerde bu oran yüzde 52,9’dan yüzde 58,1’e yükselmiş vaziyette.

Bir de okudukça mutsuz oluyoruz.

Bir okul bitirmeyenlerde mutluluk oranı yüzde 63,5 iken bunu sırasıyla; yüzde 62,9 ile ilkokul mezunu, yüzde 61,4 ile ilköğretim veya ortaokul mezunu, yüzde 60,2 ile yükseköğretim mezunu, yüzde 57,8 ile lise ve dengi okul mezunu takip ediyor.

Ama umudumuz hep var.


O umudu İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranlarında ve Reel Kesim Güven Endeksinde de gördüm.

Şubat ayı Kapasite Kullanım Oranı (KKO) bir önceki aya göre yüzde 0,1 azalarak 75,4 olarak gerçekleşirken; geçen yılın aynı ayına göre artış yüzde 2,6 oldu. Mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak bakıldığında da bir önceki aya göre yüzde 0,4 artışla 74,6 olan KKO, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 0,7 artış gösterdi.

Mal gruplarına göre kapasite kullanım oranlarına baktığımızda özellikle ara malları ve yatırım malları grubunda aylık bazda düşüş olurken bir önceki yılın aynı ayına göre dayanıklı tüketim mal grubu hariç tüm alt gruplarda artış olduğu görülüyor.

Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ise bir önceki aya göre yüzde 8,5 artarak 105,3 olurken geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 0,8 oldu. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış RKGE ise bir önceki aya göre yüzde 6,0 artarak 106,5 olurken geçen yılın aynı ayına göre artış yüzde 1,2 oldu. Böylece 2016 yılında 105,2 olan RKGE ortalamasının üstüne çıkılmış oldu.

Reel Kesim Güven Endeksi’nin detaylarında ise gelecek 3 aya ilişkin ihracat sipariş miktarında aylık bazda yüzde 6,85, yıllık bazda ise yüzde 10,79 artış olduğu görülüyor. Sabit sermaye yatırım harcamaları aylık bazda yüzde 1,39 artsa da yıllık bazda yüzde 3,15 gerilemiş durumda. Üretim hacmi ise aylık bazda yüzde 7,21 artarken, yıllık bazda yüzde 2,62 gerilemeye işaret ediyor. Genel gidişat ise hızla toparlanarak 73,2’den 93,4’e yükselmiş durumda.

Rakamlardan sıkıldıysanız şöyle özetleyeyim, reel sektör güven endeksi ve kapasite kullanım oranları birlikte değerlendirildiğinde ilk çeyrek açısından olumlu sinyaller veriyor. Büyüme açısından öncü göstergelerden biri olan İktisadi Yönelim Anketinde (İYA) Kayıtlı Sipariş Endeksi de gelecek 3 aya ilişkin kayıtlı toplam siparişlerde ve ihracat siparişlerindeki artış ile genel gidişattaki kuvvetli toparlanma da bunu destekliyor.


Tek derdimizin pizzadaki ananasın olduğu günler de gelecek elbet.

Bu yazı, 2019'da yayımlanan Ekonomi böyle de anlatılır – 2 kitabında da yer almaktadır.