BLOG · 78/209
Bu Şehir Arkandan Geliyor
Aklımın bir köşesinde hep Cevat Çapan’ın Kavafis’den çevirdiği “Şehir” şiirinden şu mısralar dolanıp duruyor:
“Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.”
Ekonomiyle ilgili hiçbir şeye bakmayacağıma söz versem de dönüp dolaşıp bu şehre geleceğimi bilerek yine bakıyor insan.
Merkez Bankası ile ilgili ziyadesiyle konuşacağımız için onu şimdilik bir kenara bırakıyorum. Hele OECD’nin yayınladığı "Ara Ekonomik Görünüm" raporundan bahsedip canınızı hiç sıkmayayım; ama merkezi yönetim bütçesinin öncüsü olan Şubat ayı Hazine Nakit Gerçekleşmelerine ilişkin birkaç kelam etmek gerekiyor.
Hazine Şubat ayı Nakit Gerçekleşmeleri incelendiğinde nakit dengesinin 20,1 milyar TL açık verdiği görülüyor. Bir önceki yılın aynı döneminde açık 9,6 milyar TL düzeyindeydi. Faiz dışı nakit dengesine baktığımızda ise 2016 Şubat ayında 6,0 milyar TL açık söz konusuyken bu dönemde açığın 14,5 milyar TL’ye yükseldiği görülüyor. Şubat ayında özelleştirme ve fon gelirlerinden bir katkı gelmezken faiz ödemelerinin 3,7 milyar TL’den 5,6 milyar TL’ye çıkması ve faiz dışı giderlerdeki yüzde 26,5’lik artış dikkat çekiyor.
Ocak-Şubat itibarıyla 2016’da nakit dengesi 6,2 milyar TL açıktan 2017’de 10,6 milyar TL açığa çıkarken, faiz dışı denge 1,3 milyar TL açıktan 3,9 milyar TL açığa yükselmiş durumda. Gelirlerin artış hızı yüzde 12,8 olurken giderlerin artış hızı yüzde 16,5 oldu. 2016 yılının tamamında gerçekleşen nakit dengesi açığının yüzde 28’ine daha ikinci aydan ulaşmış vaziyetteyiz. Faiz dışı dengedeki bozulma ise daha hızlı. Bunlar bütçe için hiç iyi haberler değil.
Hiç canınızı sıkmayayım dedim anlattığım şeye bakın! O zaman Ocak ayı sanayi üretiminden bahsedeyim.
Sanayi üretim endeksi arındırılmamış veride yıllık bazda yüzde 4,2 artış gösterirken takvim etkisinden arındırılmış endekste yüzde 2,6, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endekste yüzde 2,2 arttı. Beklenti takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminde yüzde 1,9, arındırılmamış sanayi üretiminde yüzde 4,1 artış olacağı yönündeydi. Arındırılmamış seride 2016 yılının Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 artış yaşanırken, takvim etkisinden arındırılmış seride yüzde 5,8, mevsim etkisinden arındırılmış seride yüzde 5,7 artış gerçekleşmişti. Bu rakamlar ve bir önceki yılın Ocak ayı gerçekleşmeleri, sanayi üretiminin yıla ılımlı bir başlangıç yaptığına işaret ediyor.
Takvim etkisinden arındırılmış verilerin detaylarına baktığımızda ara malı grubu bir önceki ay olduğu gibi daralmaya devam ederek yıllık bazda yüzde 3,5 azaldı ve gelecek üretim performansına ilişkin olumlu sinyaller vermemeye devam etti. Verilen vergi teşviklerinin etkisinin dayanıklı ve dayanıksız tüketimde sınırlı bir katkı yaptığı görülürken tüketici güvenindeki zayıf seyrin de bunda etkisi olduğunu düşünmekteyim. En büyük artışın yüzde 13 ile sermaye malı grubunda ve yüzde 6,9 ile enerji grubunda olması özel yatırım iştahını göstermesi açısından önemli ve umut verici.
Hazine nakit gerçekleşmeleriyle canınızı sıktım ama sanayi üretimiyle ekonomiyi şimdilik tatlıya bağladım sanırım.
Döviz kurları mı dediniz? Bu konuyla ilgili hiçbir şey konuşmayalım.
Amerika’da Fed’in Açık Piyasa Komite kararları, bizde ise Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu toplantısı kararlarıyla kendinden çok söz ettirecek zaten; biz kaçsak da tıpkı bu şehir gibi arkamızdan gelecek.