BLOG · 49/209
Aşk, matematik ve diğer şeyler...
Nörobiyoloji, matematik ve fizik alanında çalışan dört bilim adamı 13 Şubat 2014 tarihinde “Matematiksel Güzelliğin Deneyimi ve Nöral Bağlantıları” (The experience of mathematical beauty and its neural correlates) adında bir çalışma yayımlar. Bahse konu makaleyi yazan dört bilim adamından biri olan Semir Zeki, aynı zamanda “aşkın bilimi” konusunda yaptığı çalışmalarla da biliniyor. Aşkın bir hastalık olduğunu; kadınların psikolojik olarak erkeklerden çok daha güçlü olup bitmiş bir aşkı daha çabuk unuttuklarını; en kuvvetli aşkın bile 3 yıl sonra azalmaya başlayacağı gibi konuları bilimsel olarak ortaya çıkarması ile dünya çapında ün kazanmış biri.
Makaleye dönecek olursam, 15 matematikçiye, matematiksel olarak güzel, sıradan ve çirkin olarak sınıflamaları için 60 tane denklem gösterilir. Daha sonra bu matematikçilerin güzel olarak nitelendirdikleri denklemlerin imajları kendilerine tekrar gösterildiği esnada fMRI(fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) tekniği kullanılarak beyin aktiviteleri canlı olarak izlenir.
Sonucu merak ettiniz değil mi?
Matematikçiler güzel denklemleri gördüklerinde beyinlerinin uyarılan kısmıyla güzel bir sanat eseri gördüklerinde uyarılan bölümü aynı!
İster matematiğin güzelliği deyin, ister güzelliğin matematiği.
Sanayi üretim endeksi arındırılmamış veride yıllık bazda yüzde 4,6 artış göstererek beklenti yüzde 3,0’ın üzerinde gerçekleşti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 2,7 artışa işaret ederken, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endekste de yıllık bazda yüzde 2,5 artış söz konusu. Geçen yıl Kasım ayında gerçekleşen yüzde 3,7 oranındaki artışın üzerinde olduğunu belirtmek gerekiyor. Kasım ayına ilişkin olarak öncü göstergelerden güven endeksleri zayıflığa işaret ederken, PMI verisi imalat sektörü faaliyet koşullarında bozulmanın sürdüğüne, iktisadi Yönelim Anketi ise kayıtlı ihracat sipariş miktarında toparlanmaya işaret etmişti.
Takvim etkisinden arındırılmış verilerin detaylarına bakıldığında ara malı grubu yıllık bazda yüzde 0,3 daralırken gelecek üretim performansına ilişkin olumlu sinyaller vermezken, en büyük artış yüzde 8,0 ile enerji grubunda ve yüzde 7,4 ile sermaye malı grubunda oldu. İmalat mal grubu yüzde 2,1 artış gösterirken, dayanıklı ve dayanıksız tüketim grubundaki artışlar sırasıyla yüzde 0,1 ve yüzde 0,9 ile zayıf kalmış durumda. Dayanıklı tüketim mallarındaki sınırlı artış, dış talebe ilişkin olumlu sinyaller verirken, dayanıksız tüketim malları iç talebin zayıf seyrettiğine işaret ediyor. Sermaye malı grubundaki artış özel yatırım iştahını göstermesi açısından kayda değer. Kimya ve inşaat sektörlerinde üretim düşerken, otomotiv sektörü sanayi üretimindeki artışı sırtlamakta.
Aralık ayı sanayi üretimine ilişkin olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Aralık ayı öncü verileri, ihracatta yıllık bazda yüzde 9,3, ithalatta yüzde 2,2 artış olduğunu söylemekte. İhracattaki artışı Aralık ayı sanayi üretim verisi için olumlu olarak değerlendirilebilir. Bir önceki yıl Aralık ayı sanayi üretimi arındırılmamış verisinde yıllık bazdaki yüzde 4,6 artış ise yüksek baz etkisi nedeniyle üretim artışında bir sınırlamaya neden olabilir. Buna Aralık’taki kötü hava koşullarını ve elektrik kesintilerini de eklemek gerekiyor.
Öncü göstergelerden Tüketici Güven Endeksi (TGE), bir önceki aya göre yüzde 8,0 düşerek Aralık’ta 63,4 değerini aldı. Kapasite Kullanım Oranı (KKO) bir önceki aya göre yüzde 0,1 artarak 76,5 olarak gerçekleşirken; geçen yılın aynı ayına göre artış yüzde 0,9 oldu. Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ise bir önceki aya göre yüzde 5,1 azalarak 98,4 olurken geçen yılın aynı dönemine göre azalış yüzde 3,7 oldu. Aralık ayı PMI verisi ise 48,7’den 47,7’ye geriledi. Son çeyrek ortalaması bir önceki çeyrek ortalamasının üzerinde gerçekleşmesine ve istihdamda artışa işaret etmesine rağmen üretim, yeni siparişler ve ihracat siparişleri endeksleri referans değer 50,0’nin altında.
Kasım sanayi üretimi verisi sonrası son çeyrekte ılımlı büyüme beklentisini korumaya devam ediyorum. Buna rağmen 2016 için Orta Vadeli Planda yüzde 3,2 olarak revize edilen büyüme rakamının erişilebilir olmadığını düşünüyorum.
Konuyu, başta anlattığım makaleye nasıl bağlayacağımı merak ettiniz değil mi?
Son dört aydır açıklanan ekonomik verilerin güzel, sıradan ve çirkin olmasına beynimin uyarılan bölümünün verdiği tepki döviz kurunun seyrine verdiği tepki ile aynı.
İster ekonominin matematiği deyin, ister matematiğin ekonomisi.